Onkoloji hastalarında ateş hastalığın etkisiyle veya onkolojik tedavinin sonucunda olan savunma hücrelerindeki düşme ile oluşmaktadır.

Lösemi ve bazı lenfoma hastalarında olduğu gibi kemik iliğinin tümöral hücreler tarafından işgali sonucunda savunma hücrelerinin yapımı azalması ile ateş gelişebilir. Böbrek ve karaciğer tümörlerinde sıkça görüldüğü üzere tümör hücrelerinin salgıladığı veya tümör hücerelerine karşı gelişen savunma sisteminin aktivasyonu ile ateş oluşabilir. Gerek hastalığın kemik iliğinin işgali ile gelişen ateş olsun gerekse tümör hücrelerinin etkisiyle oluşan ateş olsun bu ateşi önlemenin en önemli şekli hastalığı tedavi etmek olabilir. Bu şekilde kemik iliği normalleşerek savunma hücre sayısı normale gelince veya tümör hücreleri öldürülüp onlara karşı oluşan reaksiyon durunca ateşte kesilir.

Kemoterapide kullanan ilaçlar hızlı çoğalan hücreleri yok etmek için geliştirlmiş ilaçlardır. Vücudumuzda normal olarak hızlı çoğalan hücre gruplarından biriside kemik iliği hücreleridir. Kemoterapi uygulaması ile kemik iliğinden hücre yapımı bu nedenle etkilenebilir. Savunma hücrelerinin azalması ile hastada enfeksiyona yatkınlık ve hatta enfeksiyon gelişmesi durumu olabilir. Nötrofil diye adlandırıln beyaz hücre grubu acil savunmanın temel hücreleridir. İşte bu hücrelerin sayısının belli değerlerin altına inmesi sonrasında ateş oluşur. Bu duruma Febril Nötropeni denilir. Febril nötropeni onkolojik bir acildir. Çünkü savunma hücreleri yeteri kadar olmadığı için enfeksiyöz durum hızla ilerleyerek, hastalarda sepsis denilen hayatı tehdit eden bir hal alabilir.

Bu nedenle hastaların hangi ateşin önemli olduğunu bilmesi ve bu durum oluşunca hastaneye vakit kaybetmeden başvurması gerekir. Tek ölçümde 38.3 dereceden yüksek ise veya 1 saat boyunca ateş 38-38.3 derece arasında seyrederse veya 12 saat içinde ateş 2 kez 38-38.3 arasında bir değere çıkarsa bu ateş önemli bir sorunun habercisi olabilir. Hastada febril nötropeni gelişmiş olma ihtimali olduğu için sağlık kuruluşuna başvurularak gerekli değerlendirmelerin yapılması sağlanmalıdır.

Her ateş febril nötropeni olmayabilir. Ancak evde durarakta bunu anlamak mümkün değildir. Hastaların evinde ateş ölçerlerinin olması çok önemlidir. Ölçüm ve takip konusuna da dikkat etmek gereklidir.

Kemoterapi alan hastalarda savunma sisteminin işlevinde yavaşlama olması ve enfeksiyona eğilim sözkonusu olabilir.Bu nedenle bu dönemde bazı tedbirlerin alıması enfeksiyon kapma riskini azaltabilir.

Bunlar;

  • Kapalı kalabalık ortamlarda bulunmaktan kaçınılmalıdır. Bu gibi yerlerde enfeksiyonların kişiden kişiye bulaş ihtimali yüksektir.
  • Kişisel hijyene dikkat edilmelidir. Eller iyice yıkanmalı, genital ve anal bölgenin temizliğine özen gösterilmelidir.
  • Çiğ sebze ve meyve yemekten kaçınılmalı, kabuklu yiyecekler iyice yıkandıktan sonra kabuğu soyularak yenilmelidir.
  • Canlı çiçek açan bitkiler yatılan, oturulan yerde olmamalı ve çiçek koklanmamalı, tarla bağ bahçe işleri gibi toprağın tozuşacağı ortamlardan uzak durmalıdır.
  • Hayvanlardan uzak durulmalıdır.Bu hayvanların taşıdığı doğal mikropların ateş yapma ihtimali yüksektir.
  • Peluş oyuncak gibi tüyleri arasında mikrop barındırabilecek eşyalardan uzak durulmalıdır.
  • Enfeksiyon belirtisi taşıyan kişilerden uzak durulmalıdır